Spor Haberleri

Köşe Yazıları

restorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
restorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Şile Kalesi, Sünger Bob ve Meselelerin Popülerleşmesi

Sosyal medyanın yeni bir geyik konusu var. Şile Kalesi’nin nam-ı diğer Ocaklı Ada’nın restorasyon sonucu geldiği hal konuşuluyor. Şile Belediyesi’nin ihalesini Bekiroğlu İnşaat’a verdiği bu restorasyon tarihi eserin bütünlüğünü alt üst etmiş.

Ben iki yıl önce bu konuda bir yazı yazıp daha en başındayken dikkat çekmeye çalışmıştım. Ancak o zamanlar bu çabam sonuç veremedi tabii ki. Ancak bugün o yazdığım yazı yeniden okunmaya başladı. Google’da aranan bir konu başlığı olunca benim yazı da kendi kişisel blogumda okunma trendini arttırdı.

Aslında bahsetmek istediğim de bu. Ancak yine önce konunun güncel haliyle ilgili biraz konuşmak istiyorum. Şile Belediyesi uzunca bir süredir o restorasyon için çalışıyor. Emeğe haksızlık etmek istemiyorum. Ama emekten daha önemlisi Şile’nin tamamlayıcısı olan bir simgenin geldiği bu hal… Bunu konuşmak gerek… Ama bu AKP’li belediyelerin ilk vukuatı değil… Pek çok restorasyon benzer şekilde yapılmaya devam ediyor.

Ocaklı Ada’nın bir Şileli olarak benim için de önemi büyük… Pek çok anımda orası vardır. Pek çok fotoğrafımda da… Ama artık fotoğrafı çekilecek gibi değil… Şirketin emeğinden daha önemli bir şey bu…
Şimdi gelelim bu yazımda bahsetmek istediğim, başlıkta da ipucunu verdiğim konuya… Meselelerin popülerleşmesi…

İki yıl önce kimsenin umurunda değilken o restorasyonun sonuçları hakkında kimi öngörülerim olmuştu. O zamanlar kimsenin ilgilenmediği bu konu sosyal medyada bugün popüler… Ama artık iş işten geçmişken… Geri dönüşü olmayan bir yoldayken… Bugün yazarlardan siyasetçilere herkes bunu konuşuyor. Üstelik Ocaklı Ada’nın yeni halini Sünger Bob’a benzetmişler. Bu komik… Belki de böyle bir dikkat çekicilik gerekiyordu. Neyse…

En önemli sorunumuz bu bence… Meseleler popülerleşmeden tepkiye konu olmuyor. Kimse sesini çıkarmıyor. Herkes bir sürü gibi en çok hangi sorun hakkında konuşuluyorsa onun hakkında konuşuyor. Üstelik bunu entelektüel insanlar yapıyor.

Şile’de bir kale olduğundan haberi dahi olmayan insanlar da var. Onlar da bugün bu esprili paylaşımları internette yapıyor.

Kalabalık olan eyleme gitmek, az kişinin slogan attığı yerden kaçmak… Modaya uymak… Örnekse Gezi… Gezi Parkı direnişi popülerleşmeseydi o park ortadan kalkmıştı.

Ortada bir mesele varsa onun hakkında herkesin konuşmasını beklemeyin. Eğer bir mesele varsa onu görmek için çok kalabalık olmaya gerek yok. Gerçek kamuoyu da işte böyle oluşur. Bugünkü Şile Kalesi paylaşımları, bazı samimi davrananları tenzih ediyorum, fasa fiso…

15 Ekim 2013 Salı

Şile Ocaklı Ada Kalesi'nin Restorasyon Çalışmaları

Şile’de Ocaklı Ada Kalesi olarak bilinen tarihi kale, restore ediliyor. Geçen zamanın giderek yıprattığı bu kalenin restore ediliyor olması güzel… Ancak bu restorasyon tarihi dokuya uygun mu?

Kısa bir Şile turu yaparken mutlaka uğradığım Şile Limanı’nın tamamlayıcısı, hem doğal, hem de tarihi bir güzelliktir Ocaklı Ada… Yaklaşık 2000 yıl önce Cenevizliler tarafından, denizden gelebilecek saldırılara karşı hazırlıklı olabilmek için inşa edilmiş bir gözetleme kulesiymiş.

Bu restorasyonun aslına ne kadar uygun olduğunu merak ettim. Dışarıdan izlediğim kadarıyla tarihi bir yapının aslına uygun olarak yeniden inşasından çok yeni bir binanın betonunun döküldüğü izlenimi verdi. Mevcut taşların hiçbirisinin kule kısmında kalmadığı görünüyor. Yeni hazır betonlarla yeni bir gözetleme kulesi inşa ediliyor.

Haliyle düşünüyor insan. İddia ettikleri üzere mevcut taşlar tamamen çürüdüğünden içine yeni kolon sistemleri
yapmak zorunda kalmışlar. Ancak bu kullanılan malzemenin eskiye yakın olmasına engel mi? Beyaz kireç taşından inşa edilmiş bir kalenin yerine hazır beton tuğlalar geçmesi nasıl bir restorasyon anlayışıdır?

Ocaklı Ada Kalesi’nin restorasyonunu Bekiroğlu İnşaat yapıyor. Şirket daha önce pek çok tarihi mekânı restore etmiş. Şile’de de tarihi Tahlisiye Binası’nı restore etmiş daha önce… Ve elbette ki iktidara gönülden bağlı bir şirket…

Bunu neden söyledim? İktidarın pek çok ihalesini ideoloji belirliyor. Bu işi daha iyi yapabilecek ve belki de bir hazır beton kullanmak yerine tarihi dokuya uygun bir malzeme kullanacak firma neden seçilmedi?

Bir diğer düşündürücü konu ise şu… Restorasyon sonrasında kalenin bir tarihi mekân olmaktan çok ticari bir mekân haline gelmesi… ‘Modern’ görüntünün açıklaması da belki de restoran olarak işletilecek Ocaklı Ada’nın buna uygun hale getirilmesi… İstanbul’da pek çok tarihi binanın bu anlamda bir dönüşüm yaşadığını bildiğimize göre tarihi bir kaleyi aslına uygun restore etme kaygısı olmadığını düşünebiliriz ister istemez.

Yine seçilen şirkete dönelim. Web sitesini incelediğinizde Sağ tarafta geçen haber
bantlarında çok derin bir iktidar sevgisi görebiliyorsunuz. Bu da Türkiye’de atılan her güzel adımın yandaşlıkla kirletildiği gerçeğini bize işaret ediyor. Ancak Ocaklı Ada’daki işin niteliğine bakacak olursak, ‘güzellik’ kavramı da çok tartışılır.

Ocaklı Ada’nın önceki o tarih kokan görüntüsünün yerinde şimdi başına beyaz bir bere geçirilmiş büyük bir kayalık görüyoruz. İçinde de tavanlara kartonpiyer yapılırsa hiç şaşırmam doğrusu.

Oy verirsen ne güzel olur :)