Spor Haberleri

Köşe Yazıları

şamil tayyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şamil tayyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2013 Perşembe

Kızlı Erkekli Bir Diziydi Kavak Yelleri

Türkiye televizyonlarında yayınlanmış en uzun soluklu gençlik dizisiydi Kavak Yelleri. Etraflıca incelediğinizde dizinin eleştirilecek çok yanı var. Gençliğin önemli sorunlarının irdelenmediği bir dizinin gençlik dizisi olarak eksik çok yönü var. Bu ayrı mesele…

Pek çok insanın defalarca bahsettiği gibi iktidar yanlılarının ‘ötekinin’ yaptığı her işle ilgili muhteşem çözümlemeleri vardır. Bunlardan biri Şamil Tayyar’ın Kavak Yelleri dizisi hakkında yorumuydu.

Başbakan neye kızarsa o konuda destekleme çalışmaları yapmak bir yandaş âdeti… Gezi eylemleri olur. Provasının falanca oyunda yapıldığı iddia edilir. Şimdi de bir televizyon dizisinin kızlı erkekli aynı evde yaşamayı özendirmek için yapılmış bir proje olduğu iddiasını ortaya atıyor Şamil Tayyar.

Arada şunu da söyleyeyim. Hem muhafazakâr, hem demokrat olunmaz. Muhafazakârlık yenilenmeye, gelişmeye kapalıdır. Tabulardan kopamayanın demokratik bir düşünceye sahip olması teknik olarak mümkün değil. Pratikte de görüyoruz ki kendilerine muhafazakâr demokrat diyenlerin ya demokrasi hakkında bildikleri pek bir şey yok ya da bizim bilmediğimizi düşünüyorlar.

Başbakan’ın tüm dünyada yankı uyandıran kızlı-erkekli öğrenci evlerine yönelik yasal düzenleme sinyali verişi karma ev yaşantısının yer aldığı Kavak Yelleri ve Yalan Dünya dizilerini gündeme getirdi. Özellikle Kavak Yelleri isimli dizide arkadaşlar kız ve erkek ayrımı olmaksınız aynı evde yaşıyorlar.

Yasal bir evlilik akdi olmaksızın kadın ve erkeğin aynı evde yaşaması, ister sevgili ister arkadaşlık ilişkisi dâhilinde olsun devleti ilgilendirir mi? Devletin polisine ihbar edilecek bir durum mudur? Vatandaşın hayatta rahatsız olacağı tek şey komşu dairedeki kızlı erkekli topluluğun ‘grup seks’ yapabileceği şüphesine sahipse en yakın sağlık kuruluşunda tedavi görse daha faydalı olacaktır. Bu konuda vatandaşı gaza getiren pek değerli yurdum yöneticileri ise böylelikle belki de kendi %50’lik kitlesini yokluyordur. Bilemeyiz.

Bir aile kızının erkeklerle aynı evde yaşamasından rahatsız olabilir. Ama sonuç itibariyle bu kızla ebeveyni arasındaki ilişkidir. Buna kurumsal olarak bir müdahalenin söz konusu olması vahim sonuçlar doğurur. “Vurun kahpeye” diyenlerin devlete sırtını dayayarak şiddet eylemleri gerçekleştirmesi ihtimali gibi… Üstelik Başbakan’ın her lafında icazet arayan ona ölümüne biat etmiş ciddi bir kitle varken… Bu sözlerimi destekleyen örnekleri çokça gördük.

Dinen caiz sayılmayan durumlara yönelik yasal düzenlemeler yapmayı kendine hak sayan AKP iktidarı, artık yıllarca kendini desteklemiş muhafazakâr seçmenin de tepkisini çekiyor. Çünkü pek çok samimi dindar, 28 Şubat sürecinin baskılarına karşı, herkes için özgürlük talebiyle AKP’ye sığınmıştı. İşte o kesimin şu anda yaşadığı hayal kırıklığı AKP’nin dikkate alması gereken bir durum… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu müdahale sinyali, bugün pek çok AKP’li tarafından da tarihi bir hata olarak görülüyor.

Buna rağmen yangına körükle gitmeye devam edenler var. Şamil Tayyar’ın böyle durumlarda çözümleme hızına yetişmek mümkün değil. Kavak Yelleri dizisinin bir proje olduğunu kız ve erkekleri aynı eve yerleşmeye teşvik edip bittiğini söylüyorsanız, Kurtlar Vadisi’nin insanların sokakta mütemadiyen birbirini öldürmeye teşvik ettiğine de inanıyorsunuzdur. Ama durun. Kurtlar Vadisi size hizmet ediyor, değil mi? Pardon… Sonuçta insan öldürmeler, silah kullanmalar, muhafazakâr demokrat yapınıza ters olmayan şeyler…

“İhbarcı vatandaş, ispiyoncu polis” sisteminin işleyeceği yeni yasal düzenleme hayata geçtiği takdirde yaşanacakları düşünmek bile istemiyorum. Erkek arkadaşıyla birlikte yaşayan bir genç kadının, ailesinin bunu öğrenmesiyle şiddete maruz kalma ihtimalini hiç düşündünüz mü? Bunu da bir kenara bırakın. Devlete ne? Devlet kimin kimle yaşayacağına, kadın ve erkeğin sevişip sevişmeme kararına neden karışır? O zaman dedikoducu komşudan ne farkı olur?

İdeal öğrenci sosyal sorunlarla ilgili protestolara katılmayan, itaatkâr; ideal öğrenci evi de kız ve erkeğin aynı ortamda yer almadığı evlerdir. Aşağıdaki fotoğrafa göre gerekli düzenlemelerin yapılmasını arz ederim. Gençlik dizilerinde de lütfen buna özen gösterelim.




9 Ekim 2013 Çarşamba

Cem Uzan'dan İtiraflar

Cem Uzan Taraf gazetesine bir röportaj vermiş. 28 Şubat’la ilgili ilginç itiraflarda bulunmuş. Yalnız itirafa baktığınızda kendini de bir güzel 28 Şubat mağduru olarak gösterdiğini görebilirsiniz.

Taraf gazetesine verdiği söyleşide, 28 Şubat dönemine ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan Cem Uzan,  Star gazetesinde “Yayınları Fatih Çekirge ve Yılmaz Özdil belirliyordu. Hurşit Tolon’un talimatları ile her gün manşet atıldığını bilmiyordum. Bilseydim o an kovardım” ifadelerini kullandı.

Şimdi Cem Uzan’ın bilmediği bir şey var. Yukarıdan bir talimat varsa bu gazeteciye mi verilir, gazete patronuna mı? Cevap: Hep patrona olmuştur.

Cem Uzan’a inandınız mı? Şirket hortumlamaktan aranan, paçayı kurtarma için parti kurup meclise kapağı atmayı düşünmüş bir adamın, böylesi itiraflarında tamamen gerçeklere değindiğini düşünmek saflık olur. Ancak yine de bir gerçek var. TSK’nin bir zamanlar ne kadar müdahaleci olduğunu, basını da ne denli yönlendirdiğini, kimleri nasıl fişlediğini çok iyi biliyoruz. Ama bu konudaki karanlık sahneyi aydınlatacak en son insan da Cem Uzan’dır.

Mağduru oynamak, mağdur edenin en iyi bildiği şey… Ancak Cem Uzan’ın bu açıklamalarından daha ilginç olan bir şey var. O da Şamil Tayyar’ın ‘muhteşem’ çözümlemesi…

Diyor ki Şamil Tayyar “Cem Uzan’ın Taraf’taki röportajı ile Hürriyet’in Gezi provokasyonu birlikte değerlendirilirse fotoğraf netleşir.”

Alkışlarla tekrar okuyalım. Gezi’yi geçmişteki darbelerle ilintileme çabaları kabak tadı verdi. Bu konuda kendini paralayan Şamil Tayyar ise hala göz dolduruyor.

Mantığı rasyonellikten uzak bir şekilde kuruyorlar elbette. “O günkü Star gazetesi kadrosuyla bugünkü Hürriyet kadrosu benzeşiyor. O gün Star 28 Şubatçılık yaptıysa bugün Hürriyet de Gezicilik yaptı. O zaman Gezi 28 Şubat’ın devamı… Evet…”

Buyurun size yepisyeni bir iddianame girizgâhı…

Gezi’yi karalamak, şüphe duyulmasını sağlamak… İşte tüm amaçları bu olan iktidar kişilerinin ve yandaşlarının eline koz verdin mi, her şeyinden faydalanırlar işte böyle.

Sonuçta iddia sahibinin güvenilirliğinden daha önemli bir şey var bu mantık sahibi kişiler için. İddiaya konu olan kişiler iktidarın düşmanı mı? Evet… O zaman çağır, gelsin.

28 Şubat döneminde tüm medyanın tek dil olmasının açıklaması generallerin manşetlere katkısını doğrulayabilir.

Ancak bugün Başbakan için 7 gazete bir olup aynı manşeti atıyorsa o rüzgâr çoktan yön değiştirmiş demektir. Gezi’yi de 28 Şubat’ın devamı olarak görenleri de aklıselim bir şekilde oturup düşünmesi gerekiyor.

Cem Uzan’a gelecek olursak… Rüzgârın yönüne göre, kendini aklayıcı ve iktidarın amacına uygun açıklamaları yeni trende çok uygun… Ve görüldüğü gibi sanki Şamil Tayyar da böyle bir açıklama bekliyormuş gibi meseleyi ne kadar muhteşem çözümlüyor!