Spor Haberleri

Köşe Yazıları

rüzgar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüzgar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2013 Pazartesi

Poyrazında Üşümek

Hava soğumadan tüm şehri zapt etmeye hazırlanan bir rüzgâr sarmış etrafımı. Yürümek için yanlış bir saat...
Ama uyumama engel bir duygu gürültü yapıyor içimde günlerdir. Bunu ancak, benim gibi üşüyecek bir şehirle kucaklaşarak giderebilecektim.

Gecenin en başıboş saati... Ve sessizliği yararcasına bir ses duyuluyor uzaktan.Rüzgârın sesi... Uzaklarda yiten bir aşkın ya da başlayamamış bir aşkın acısı haykırılıyor sanki.

Hava soğuyacak. Üstümde gecenin gözleri... Sanki bulutların ardından yıldızlar, sinsi bir plan kuruyorlar. Ve rüzgâr şehri iyice zapt ediyor. Şehrin sokaklarında soğuk yağmur suları akıyor oluk oluk.

Gecenin en acımasız saati... Ve nereye gitsem peşimi bırakmayan, kötü huylu bir poyraz Bedenimi dar bir elbise gibi sarıyor. Kalınlaştığı an bu yeni elbise, daha da çok üşüyorum.

Ömrümü düşünüyorum. Gönlümü saran, acı yüklü ve umudu derinliğinde kayıp bu aşkı... Yüzeye... Şehrin tam ortasından yüzeye fışkıran duygularım, şehrin tüm caddelerini sarıyor. Evlere sızıyor kapı ve pencere aralıklarından...

Şehir yeniliyor soğuğa. Yağmur değil sadece caddelerde akan. Ve bu saf duygularım, evcilleştiremediğim aşkım şehrin tüm pisliklerini yıkarken coşkuyla, kayboluyor mazgallardan içeri akıp.

Ve yine suçsuz yere yargılanan ben oluyorum. gece tüm soğuğunu bana işliyor. Poyraz gerçekleştiriyor infazımı. Baltayı her indirişinde sessizliğim sancıyor.Her ağlayışımda daha da acıyor bedenim. Yüreğime öykünen...

28 Eylül 2011 Çarşamba

Zamanın Yolculuğunda


Zamanın yolculuğunda,
Koltuk altlarına gizlenmiş bir yürek;
Sana hasret…
Ve her tren istasyonunda ayrı ayrı,
Yolcu ederim yüreğimi.
Yüreğime ömrümü yolluk diye verdiğimdendir,
Zamanın bu kadar hızlı ve tüketen akışı…
Bunu bilir gözlerim; ağlayamaz.

Daha yazın esen bir serin esintiden aldığım
Bugünkü sonbahar haberini okurum göğün sayfalarında.
Yağmur da yağsa şimdi yüzümdeki sensizliğin
Acı tortularını gizler mi?
Sonra kış da yetişse,
Kar yağsa kırar mı toprağımın hastalığına sebep
Sensizlik sızılarımı?
Ben ki sensizliğimi gizlesin diye
Avuçlarımı yüzüme kapattığım kaç sabaha uyandım?
Ve toprağım kaç hastalığa yenik düştü
İkliminin kuraklığında?

Belki çare getirir yüreğim diye,
İşte tam da bunun için onu her durakta yolcu ederim.
Her istasyonun döşeli taşlarına haykırırım.
Ağlayamayışımı…
Çaresiz bir yıldan daha gün beklerken ben,
Yüreğim seni getiremeyecek, bilirim.
Zamanın yolculuğunda sana hasret bir bedenim.